
Çocuk ve Ergenlerde Depresyon
Günümüzde yaygın olarak görülen sorunlardan biridir. Depresyon, bireyin sosyal hayattan kendini çekmesi, yaptığı etkinliklerden keyif alması ve içine kapanması durumlarını gözlemlediğimizde tanıyabiliriz. Artık neredeyse günlük hayat konuşmalarımızın içinde korunaklı, olağan bir dönem olarak işlemler başlatılıyor. Peki, verileri anlamamızı kolaylaştıran tipik veriler var mıdır, bunlar nelerdir? Şu şekilde sıralayabiliriz:
- Daimi bir mutsuzluk hali
- Bireyin hiçbir şey yapmak istememesi, sürekli neşeli ve huysuz olması durumu
- Ağlama nöbetleri
- Yüksekçağ Alınganlık
- Uykuda ve rutin yemelerindeki bozukluklar
- Aşırı kilo alma veya aşırı kilo verme
- Hareketlerin Ağırlığı
- İçe kapanık
- Sık sık ölmemek, ölümden bahsetmek, kendini kurtarmak
- Umursamazlık, onun isteğine karşı bir boş verilmişlik hali gibi farklı duygu biçimleri yaşayan bireyler genellikle saklanmazlar.
Depresyon genellikle yetişkinlerin yaşadığı düşünülüyor, ancak bu doğru değil. Bu nedenle virüslerin yaşadığı bir sorundur. Bu konu uzun süre devam ederken uzun yıllar süren tartışmalarda saklananların önemli bir psikolojik alan olarak kabul edilmiştir. Artık çocuklarda ve ergenlerde virüs sorunuyla karşı karşıya kalıyorlar.
Çocukların hayatta kalmaları, gelişimleri etraflarındaki yetişkinlere bağlıdır, onların sonuçlarının vardır. Gelişimleri boyunca çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalırlar. Bu çözüm için ortaya koydukları yetenekler yetersiz ve uyum sağlama sürecinde zorluk yaşamaya başlarlar. Bunun sonucunda çocuklar ve ergenler sürekli olarak geliştiklerinden yaşadıkları olaylardan ve stresin doğrudan doğruya akışlarına ve gelişimlerine göre farklı tepkiler verirler.
Çocuklarda meydana geldiğinde bahsetmek için, çocuğun ya da ergenin kendisini uzun süre umutsuzluk ya da değersiz hissetmesi ilk kez devam eder. Çocukların yedi yaşında basana kadar dili iletişim amacıyla yeterince kullanmaması, kendini daha çok hal ve hareketleriyle ifade edebilme çalışması gibi sebepler çocuksu iç dünyada neler yaşadığını anlamamızın önünde ciddi bir engel teşkil ediyor. Bu nedenle vücutta bulunanların gelişim dönemlerini ayırarak incelediğimizde daha iyi ayırmanızı öneririz. Yaş grubuna göre sınıflandıracak ne olursa olsun, bebeklik, oyun çocukluğu, okul çağı ve ergenlik dönemi belirtilerinden söz edilebilir.
Çocuklukta Görülen Depresyon Çok Önemlidir, Peki Neden?
Çocukluk döneminde dayanıklı, erişkinlik döneminde yansıyacak etkiler bırakabilir. Çocuklarda oynanabilen, sosyal ve psikolojik açıdan yaralayıcı olabilir.
Buna ek olarak gençlik süresinde olasılığa etkisi vardır. Aile, birbirinden etkilendiği bir yapıdır ve bu nedenle aile üyelerinden birinin içinde bütün bir aileyi olumsuz yönde etkileyebilir. Özellikle sosyoekonomik durum gelişmemiş olanların iyileşmesi, doğru yönde ilerleme konusunda başarısız olabilir. Bu nedenle mutlaka uzmanlardan yardım almak gerekir.
Ailenin sızıntılarınında olup olmadığını kabul edememesi de direncini artıran faktörlerdendir. Aileler mutlaka muhafaza edilmiş şekilde hareket etsinler ve bağışıklığı reddetmeli, bir yıpranma durumu olarak görmemelidir.
Çocukluk virüsüne karşı sık yapılan başka bir hatada bulunamazu sıradan bir başarısızlık ya da her şeyin çalınabileceği geçici bir hayal ürünü olarak görmektir. Depresyonun hafife alınması gereken bir sıcaklık. Mutlaka ciddiyet alınmalı ve tedavi edilmelidir.
Çocuk ve Ergen Depresyonu ve Yetişkin Depresyonu Arasında Benzerlikler Var Mı?
Yetişkinler depresyonlarında daha içe kapanık olurken, çocukta daha farklı bir durum gözlemleriz. Çocuk depresyonunda çocuk daha fazla yaramaz ve öfkeli olur. Yerinde duramaz, sürekli hareket etmek ister. Yetişkinler ise depresyon sürecinde çok halsiz gözükürler. Yetişkin depresyonunda kilo almak kadar kilo vermek de çok sık görülür ancak çocukta devamlı büyüyüp kilo aldığı için, sadece kilo alma miktarı fark edebilir.
Fakat çocuk ve yetişkin depresyonun benzeştiği bazı noktalar da vardır. Çocuklar da aynı yetişkinler gibi çok depresif bir ruh haline bürünebilirler, konsantrasyon sorunu yaşayabilirler, kendilerine ya da çevreye zarar verme eğilimleri artabilir. Bazı çocuklarda da aynı yetişkin depresyonunda olduğu gibi iştahta ciddi azalma veya artış görülebilir.
Çocuklarda da yetişkinlerde olduğu gibi tekrarlayıcı depresyon durumu da görülebilir. Bunun yanında çocuklarda çok sık görülen başka bir durum da depresyonun başka bir takım psikolojik bozukluklar ile birlikte görülmesidir. Örneğin, depresyon tanısı alan birçok çocukta aynı zamanda kaygı bozukluğuna da rastlanmaktadır.
Çocuk ve Ergenlerde Depresyon Görülme Sıklığı Nedir?
Çocukluk dönemi depresyonları temel olarak iki başlığa ayrılmaktadır. Okul çağı ve oyun çağı depresyonları birbirinden farklı durumlar olarak değerlendirilmekte ve tedavi için farklı yaklaşımlar uygulanmaktadır. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, yaş arttıkça depresyona rastlanma oranı da artmaktadır. Kısacası, okul çağı depresyonu oyun çağı depresyonundan daha yaygın bir depresyon türüdür. Çocukluk döneminde anne-baba kaybı yaşandığı durumlarda da depresyonun görülme sıklığı 2-3 kat artmaktadır.
Çocuk ve Ergenlerde Depresyona Yol Açan Etmenler
- Biyolojik yatkınlık (genetik nedenler)
- Anne-babadan birinin vefatı ya da çocuğun anne-babadan uzun süre ayrı kalması (Bu süre çocuğun yaşına göre değişiklik gösterebilir.)
- Çocuk ve aile arasında iletişim güçlükleri
- Ölümcül veya kronik bir hastalık tanısı almak ve tedavi süreci
- Cinsel istismara maruz kalma gibi travmatik durumlar
- Doğal afetler
- Aile içi şiddet
- Anne-babanın ayrılığı
- Aileye yeni bir bebeğin dahil olması
- Ev veya okul değiştirmeye bağlı çevre değişiklikleri ve alışma sürecindeki zorluklar
- Kronik hastalıklar
- Vitamin eksiklikleri, çeşitli hormonal dengesizlikler
Bebeklikte Depresyon Belirtileri
Bebeklikte depresyon daha çok anneden ayrı kalma ve ihmal edilme durumlarında görülür. Annenin yokluğunda, vefatında görülebilir. Düzenli bağlanma imkanı olan anne ilişkisi kurulduğunda, sevgi ve ilgiyi aldığında bebek düzelir. Bebeklik dönemi depresyonunda şu belirtilere rastlarız:
- Bebekte uzun süren ağlama nöbetleri
- Bebeğin çevresine küs gibi davranması
- Keşfetme davranışında azalma
- Bakım verenler ile etkileşiminin azalması
- İştahta azalma
- Uyku düzeninde bozulma
- Bir yerlere vurma davranışında artış
- İçe kapanıklık
Okul Öncesi Çocuklarda Depresyon Belirtileri Nelerdir?
Okul öncesinde çocuklar dış dünyanın fazlaca etkisi altındadır. En çok da anne babadan etkilenmektedir. En çok yapılan yanlış da çocukların olaylardan etkilenmeyeceğini, unutacaklarını düşünmektir. Neredeyse yaşanan bütün olaylar okul öncesi yaştaki çocuğun aklında yer eder. Okul öncesi dönemde yaşanan depresyonun belirtileri şöyle sıralanabilir;
- Hareketlilikte artış
- Zarar verme eğilimi
- İçe kapanıklık
- Oyuna ya da yaşıt ilişkisine ilgisinin azalması
- Yaşıtları ile anlaşamama, tartışma
- Karşıt gelme davranışı
- Huzursuzluk
- Duygu durumunda keskin ve anlık değişiklikler
- Yeme sorunları
- Uyku sorunları
Okul Çağı Çocuğunda Depresyon Belirtileri Nelerdir?
Okul çağındaki çocuklarda okul öncesi dönemdeki çocuklardan farklı olarak dile hakimiyet iyi bir seviyeye ulaşmış olur. Bununla birlikte, kural kavramı da oturmuştur ve kuralları anlayabilir, değerlendirebilir. Dış çevreyle olan ilişkisi okulun da etkisiyle artmıştır. Arkadaşlarının ya da öğretmenlerinin sözleri aklında kalır ve bu sözler duygu durumunu etkiler. Belirtiler aşağıdaki gibidir.
- Dikkat konsantrasyon sorunları
- Okul başarısında düşme
- Baş ağrısı ya da vücudun başka bölümlerinde nedeni bilinmeyen ağrılar görülmesi
- Okula gitmek istememe
- Yaşıt ilişkisinde yaşanan zorluklar, sık tartışma
- Evden kaçmaya çalışma ya da evden kaçmak istediğini dillendirme
- Arkadaşlarıyla sık tartışma
- Sevilmediğini, değer görmediğini düşünme dile getirme
- Ölümden korkma, devamlı olarak ölümden bahsetme
Ergenlik Çağında Depresyon Belirtileri Nelerdir?
Ergenlik dönemi soyut algılamanın başladığı bir dönemdir. Ahlak, iyilik, inanç, ölüm gibi kavramlar yeni yeni anlaşılmaya ve sorgulanmaya başlar. Şu şekilde sıralayabiliriz:
- İç sıkıntısı ve huzursuzluk durumu
- Konsantre olmakta zorlanma
- İnsanlara sığınma veya tam tersi, insanlardan kaçış
- Konsantrasyon güçlüğü
- Okul başarısının düşmesi
- Yorgunluk
- Uykusuzluk
- İştahsızlık
- Umutsuzluk
- Huzursuzluk
- İntihar düşünceleri, intihar girişimi
- Riskli davranışlarda artış
- Alkol, sigara madde kullanımı
- Evden ya da okuldan kaçma
Depresyonda Cinsiyete Göre Farklılıklar Var Mıdır?
Ergenlik döneminde depresyon kızlarda daha sık görülürken yaş küçüldükçe bu oran eşitlenmeye başlamaktadır.
Depresyonda Olan Çocuğun Ebeveynine Ne Düşmektedir?
Çocukları en iyi tanıyanlar anne babalardır. Bu nedenle, çocuklarındaki davranış değişikliklerine ve hareketlerine dikkatli yaklaşmalıdırlar. Yukarıda bahsettiğimiz belirtilerden birkaçına tanıklık ettikleri durumda vakit kaybetmeden bir uzmana danışmaları gerekmektedir. Aileler zaman zaman depresyon belirtlerini fark etmekte zorlanmaktadırlar çünkü bu davranış değişikliklerini çocuklarına konduramazlar, kabul edemezler. Aileler çocuklarında meydana gelen değişiklikleri bazen de basit bir şımarıklık olarak görebilirler ya da ilgi çekmek için yaptığını düşünebilirler. Sıkıntılar bazen yaşamda ani gelişen bir olay sonucu da ortaya çıkabilir, okula başlama, aileden yakın birinin vefatı, aile içinde geçimsizlik, boşanma, kavga, ev veya okul değişikliği, kardeş doğumu, ekonomik sıkıntılar gibi. Bazen ise, kronik bir seyir gösterir ve aylar içinde yavaş yavaş gelişir, sonrasında ağırlaşarak devam eder. Bu süreç uygun şekilde ele alınmadığında aileyle çocuk arasındaki iletişim iyice bozulur ve çocuk büyük bir destek mekanizmasından, yani aile desteğinden mahrum kalmış olur. Bu durumda çocuğun yalnızlığı artacak, sıkıntılarını çözmek için ne yazık ki daha büyük hatalar yapacaktır.
Çocukluk çağı depresyonunda erken teşhis ve tedavi son derece önemlidir. Aileler, çocuklarının depresyonu hakkında bilinçlenmeli, bu durumu kabul etmeli ve bir an önce çocuğu işin uzmanına yönlendirmelidir. Unutmayın ki, depresyon tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Ailelerin tedavinin her basamağında çocuklarıyla birlikte olması, ona karşı sabırlı, anlayışlı ve duyarlı olması çok önemlidir. Çocuk sevildiğini ve değerli olduğunu, bir birey olarak önemli biri olduğunu bilmeli, hissetmelidir. Düşüncelerine daima önem vermeli ve bunu kendisine de hissettirmelisiniz. Çocuğunuzu korumaya çalışırken yapabileceği şeyleri kendisinin yapmasına müsaade etmeli ve depresyonunun bir tedavisi olduğunu hissettirmelisiniz.
Çocuklarda Depresyonun Tedavisi Nasıldır?
Çocuk ve ergenlerin depresyon tedavisinde, birey ve çevresi bir bütün olarak değerlendirilir. Aile, çocuk, okul ve tedaviyi sürdüren uzmanlar işbirliği içinde olmalıdır. Çocuğun yaşına, belirtilerin şiddetine göre aile ile işbirliği içerinde tedavi yöntemi seçilmelidir. Oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapi, kişiler arası ilişkiler psikoterapisi, aile terapisi ve ilaç tedavisi tek başına ya da kombinasyon halinde uygulanabilir.
Belirtiler çok şiddetli olduğunda zihinsel değerlendirmede yavaşlama, bilişsel esnekliğin kaybı görülebilir. Bu durumda terapiye yönelik bilgilendirmelerin anlaşılması ve uygulanması zor olmaktadır ve ilaç tedavisi ile terapinin birlikte başlanması düşünülebilir. Bunun yanı sıra kendi zarar verme riski ya da görüntüler görme sesle duyma gibi varsanılar varsa ilaç tedavisi öncelikli olarak çocuğu ve genci korumak adına başlanmalıdır.
Depresyondaki kişilerde değersizlik düşünceleri yoğun olarak hissedilir. Buna bağlı olarak olaylar çoğunlukla katı bir şekilde zihinsel çarpıtmalar ile değerlendirilir. Örneğin bir arkadaşı selam vermedi zaman “Beni sevmiyor, kimse bana değer vermiyor.” şeklinde bir değerlendirme yapıp daha depresif hissedebilir ve sosyal ilişkiden kaçınarak sosyal izolasyonun artmasına neden olabilir. Bilişsel davranışçı terapi içerisinde bu çarpıtmaların ele alınması ve alternatif düşüncelerin/durumların konuşulması gerekir.
Yine zihinsel esneklikteki azalma ve izolasyon nedeni ile problem çözme becerileri azalmış olabilir. Sorunları tanımlama ve ufak parçalara bölerek çocuğun/gencin çözmesinin sağlanması hem özgüven duygusunu arttıracak hem de ruh halinin iyileşmesine yardımcı olacaktır.
Uyku çocuk ve gençlerin gelişimi için çok önemlidir. Uyku kalitesindeki düşme dikkat sorunlarını ve gün içindeki huzursuzluğu tetiklemektedir. Bu da hem sosyal ilişkilerde yaşanan sorunları arttırır, hem de gençlerin özgüveninin düşmesine daha yetersiz ya da değersiz hissetmelerine neden olabilir. Gündüz uykusunun sonlandırılması, kaliteli ve verimli uykunun sağlanması için uyku günlüğü ile sorunun tespit edilip düzenlenmesi gerekir.
Çocuk Depresyonunun Tedavisi Engelleyen Yanlış Davranışlar Nelerdir?
Kimi aileler çocuğunun sorununun ciddiyetini farkına varamaz veya sorunu kendilerinin çözebileceğine inanırlar. Gerekli yardım alınmadığında depresyon zamanla geçmek yerine, gittikçe daha ağır bir hal alabilir. Hastalıkla geçirilen süre uzadıkça bilişsel çarpıtmalar, yanlış inanışlar daha da belirginleşebilir ve bu da tedavi sürecini zorlaştıran en önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle çocukluk ve ergenlik dönemi depresyon tedavisinde profesyonel destek çok önemlidir. Hiçbir aile sorunu kendi başlarına çözebileceğini düşünmemelidir.
Çocukta depresyon tedavisi çok yönlü bir süreçtir. Bu süreç, ilaç tedavisini de içerir. Ancak, kimi aileler ilaç konusu geçtiğinde tedirgin olmaktadırlar. Bunda basında yer alann yanlış haberlerin büyük bir etkisi vardır. Oysaki, çocuğun başka tedavilerinde de çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır, ancak aileler bu ilaçlardan genellikle tedirgin olmazlar. Örneğin, boğazı şişen bir çocuğun ailesi çocuğun iyileşmesi için verilen ilaçları hiç düşünmeden kullanmaktadır. Ancak depresyon tedavisinde verilen ilaçlarda önyargılı davranılabilmektedir. Depresyon aynı zamanda beyindeki kimsayasal bozulma ile ilgili bir rahatsızlıktır, bu nedenle eğer uzman çocuğa ilaç tedavisi uygulamak istiyorsa önyargılı olunmamalı nedenleri üzerine konuşulmalıdır. Görüşme esnasında kaygılarınızı dile getirmeniz, bu kaygıların bilimsel veriler ile ele alınması en doğru kararın verilmesini sağlayacaktır.
Bir diğer yanlışlık ise, aile sorununun sadece giderde aranmasıdır. Bu ailelere göre, anne baba çocukları için her şeyi yapıyor ve okuyor devamı için hiçbir sebep yok. Oysa ki, anne ve babanın ruh hali çalışmasını ruh hali açısından ciddi bir şekilde önemsiyordu. Çocuklar, aileleri ne yapıyorsa, ne hissediyorsa bundan çok fazla etkileniyorlar. Bu maddelerdaki etkideki göstergeler varsa bunun değerlendirilerek sürdürülmesinin sürdürülmesi ve temel adımlardan biri olacaktır.