Travma Nedir?

Travmatik yaşantılar kişinin yaşamını ve bütünlüğünü tehdit eden olaylardır; güven duygusunun sarsılmasına neden olur. Güven duygusunun sarsılması kişinin olayları algılama şeklini değiştirebilir. Salgın, sel, deprem, fiziksel saldırı, taciz gibi olaylar travma olarak tanımlanabilir. Çocuklar ve gençler doğrudan örseleyici olaylar yaşama, birinin yaşadığını görme ya da bakım verenlerinin başına geldiğini öğrenme yolu ile travmatize olabilirler.

Çocukların dörtte biri yetişkinlik yaşına ulaşmadan bir travma ile karşı karşıya kalmaktadır. Travma sonrasında yalnızca travma sonrası stres bozukluğu gelişebileceği gibi uyum bozukluğu, akut stres bozukluğu, yas, ayrılık kaygısı bozukluğu, panik bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, majör depresyon gibi birçok çeşitli psikiyatrik hastalık gelişebilir.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Travma sonrası stres bozukluğu travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra yeniden yaşantılama, aşırı irkilme, kabus görme, dikkat konsantrasyon sorunları, ayrılık kaygısı, uyku sorunu, davranış sorunu gibi bir çok belirtinin bir arada görülebildiği bir bozukluktur. Travmaya maruz kalanların %1-14’ünde travma sonrası stres bozukluğu gelişmektedir. Bu oranlardaki farklılıklar travmanın tanımındaki farklılıklardan ve maruz kalınan travmanın çeşidinden kaynaklanmaktadır.

 

Travma Sonrası Oluşabilecek Belirtiler Nelerdir?

0-3 yaş çocuklardaki travma belirtileri: Ebeveynlere yapışma, uyku, yemek yeme gibi rutinlerde bozulma, huzursuzluk, kuralları uygulamakta zorlanma görülebilir.

3-6 yaş aralığındaki oyun çağı çocuklarında rutinlere uymakta zorlanabilirler, inatlaşma, hareketlenme, kazanılmış becerilerin kaybedilmesi (tuvalet becerilerini kazanmış bir çocuğun bu becerileri kaybetmesi gibi), ebeveynlere ciddi bağlılık, onlardan ayrılırken ciddi kaygılar yaşayabilirler.

6-12 yaş okul dönemi çocuklarında ise konsantrasyon bozukluğu, dikkat eksikliği, akademik zorlanma, kaygı, keyifsizlik, mutsuzluk olabilir.

Ergenlik döneminde ise riskli davranışlar gözlemlenebilir, “dünya güvenilmez” algısı ile kaygılarda artma ya da bazen de tam tersine “endişe etmiyorum” tavrı ile kaygısız davranışlar sergileyebilirler. Çoğu zaman ebeveynleri öfkelendiren bu tablo aslında travmaya verilen yanıt olabilir.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

  • Olaya dair sıkıntı veren anıların gün içerinde zihinde canlanması
  • Olayı anımsatan uyaranlarla belirgin sıkıntı hissetme
  • Olayı anımsatan uyaranların varlığında fiziksel değişiklikler
  • Anımsatıcılardan kaçınma
  • Hafıza kaybı, olayın önemli bir kısmını hatırlayamam,
  • Fazlaca genelleştirilmiş inanışlar (“kimseye güvenilmez)
  • Korku, dehşet, öfke, suçluluk gibi duyguların sürekli yaşanması
  • Etkinliklere karşı duyulan ilginin azalması sonucu izolasyon
  • Mutluluk, sevgi gibi olumlu duyguları yaşayamam
  • Öfke patlamaları
  • Kendine zarar verme
  • Tetikte olma
  • Aşırı irkilme
  • Odaklanamama
  • Uyku sorunları

 

Ne Zaman Yardım Alınmalıdır?

Travmaya verilen yanıtlar olağan üstü duruma karşı verilen olağan tepkilerdir. İlk günlerde bu normal olarak kabul edilse bile zamanla azalması beklenir. Bu tepkilerde azalma yerine artış oluyorsa ya da çocuğun/gencin günlük işlevselliğinde belirgin bozulma varsa zaman kaybetmeden profesyonel yardım alınması gerekir. Göçük altında kalma, bir yakının travmatik kaybına şahit olma gibi daha ciddi durumlarda ise hiç vakit kaybetmeden ruh sağlığı hizmeti için başvurmak gerekir.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Tedavisi

Psikoterapiler ve ilaç tedavisi olarak iki ana başlığa ayırılabilir. İlaç tedavisi, psikoterapi ya da ikisinin birlikte kombinasyonu şeklinde tercih edilebilir. Bütüncül bir değerlendirme sonrasında hangisinin seçileceğine çocuk/genç, aile ve hekimin karar verilmesi uygundur. Hayatı tehdit eden durumların varlığında ya da belirtilerin çok şiddetli olması durumunda öncelikli olarak ilaç tedavilerinin başlanması uygun olabilmektedir. Çoğunlukla antidepresan grubu ilaçlar kullanılmaktadır.

Travma sonrası stres bozukluğu için birçok terapi yöntemi geliştirilmiştir. Bunlardan en çok kullanılanı bilişsel davranışçı terapi ve EMDR’dir. Bilişsel davranışçı terapide amaç bilişsel değerlendirmeleri gözden geçirip bilişsel çarpıtmaları tespit etmek ve bunları yeniden yapılandırmaktır. Kaçınmalar tespit edilip engellenir. Nefes egzersizleri ya da gevşeme egzersizleri kullanılabilir. Öykünün yeniden yazılması, imajların yeniden yazılması da BDT içerisinde kullanılabilecek yöntemlerdir. Mindfullness temelli stres azaltma programlarının da travma sonrası stres bozukluğunda kombine tedavi olarak etkili olduğu bulunmuştur. Çocukların belirti düzeyi çoğunlukla ailelerin travmatik süreci algılama şekilleri ile paraleldir. Bu nedenle aile müdahaleleri TSSB tedavisinin temelini oluşturan unsurlardandır.